Majör Depresyon Nedir?

Majör Depresyon Nedir?

Klinik depresyon da denilen majör depresif bozukluk, kişide sürekli üzüntü ve ilgi kaybına yol açan bir duygudurum bozukluğudur. Bu hastalık kişinin düşünme, hissetme ve davranış şekillerini etkileyerek bir dizi duygusal ve fiziksel soruna yol açar.

Kişi günlük hayattaki aktivitelerini sürdürebilmekte zorluk yaşar, hayatın yaşamaya değer olmadığını düşünmeye başlar, hayattan zevk alamaz hatta intihar etmeyi bile arzulayabilir.

Majör depresyon yalnızca bir mutsuzluk hali, gelip geçici bir tatsızlık değildir ve kişinin güçsüz olduğunu göstermez, depresyondan “çık artık” diyerek çıkılamaz çünkü bu bir hastalıktır.

Depresyon uzun süreli tedavi gerektirebilir ancak bunun kişinin cesaretini kırmaması gerekir. Birçok insan ilaçlar ve psikoterapi sayesinde normal yaşantısına geri dönebilmektedir.

Bu hastalık genellikle ergenliğin başı ve 20-30 yaşlarında ortaya çıkar ancak diğer yaşlarda da başlayabilir. Kadınlarda erkeklere oranla daha sık görülür. İlaçlar, psikoterapi ve diğer yöntemlerle tamamen tedavi edilmesi mümkün bir hastalıktır.

Majör depresyon belirtileri nelerdir?
depression-2912404_960_720

Kişinin depresyonda olması için aşağıdaki belirtilerin uzun bir süredir devam ediyor olması gerekir:

Mutsuzluk, ağlama isteği, umutsuzluk ve boşluğa düşme
Öfke patlamaları, huzursuzluk, sinirlilik, küçük şeylere alınma
Önceden zevk alınan aktivitelerden artık zevk alamama, hayata karşı ilgiyi kaybetme
Libidoda düşüş
Asosyalliğe yönelme ve içine kapanma
Uykusuzluk ya da çok fazla uyuma isteği
Yorgunluk ve enerjisizlik hissi
İştahta azalma ve kilo kaybı ya da iştah artışı ve kilo artışı
Endişe, ajitasyon ve telaş hali
Düşünmede, konuşmada ve vücut hareketlerinde yavaşlama
Kendini değersiz hissetme ya da geçmiş olaylar için kendini suçlama
Düşünmede zorluk çekme, odaklanamama, karar almada zorlanma
Hafızada zayıflama
Kendine zarar verme ya da intihar eğilimi hatta intihara teşebbüs
Sırt ağrısı, baş ağrısı gibi vücudun çeşitli yerlerinde açıklanamayan ağrılar
Majör depresyon sorunu yaşayan kimselerde bu belirtiler kişinin günlük hayatını bozacak kadar yoğun yaşanır. Kişi işinde, okulda ya da sosyal aktivitelerinde başarısız olmaya başlar. Nedensiz bir hüzün ve perişanlık hissine kapılabilirler.

Majör depresyon neden olur?
Depresyona tam olarak neyin sebep olduğu belirlenememiştir. Birçok psikolojik rahatsızlık gibi depresyonun da çeşitli sebeplerin birleşiminden kaynaklanabileceği düşünülür. Bu nedenlerden bazıları şunlardır:

1) Biyolojik değişimler

Depresyon geçiren hastaların çoğunun beyninde fiziksel bir değişim gözlenmektedir. Görülen bu değişimlerin tam olarak neden olduğu ve ne anlama geldiği açıklanamamıştır ancak bu değişimlerin depresyona yol açabildiği düşünülür.

2) Beyin kimyası

Nörotransmitterler beyindeki hücrelerin birbirleriyle iletişime geçmesini sağlayan ve beynin doğal yapısında bulunan kimyasallardır. Bu nörotransmitterlerin depresyonda payının olduğu bilinmektedir.

Yapılan araştırmalarda nörotransmitterlerin işleyişi ve etkilerindeki değişikliklerin beyinde duygusal durumu da etkileyerek depresyona yol açabildiği saptanmıştır.

3) Hormonlar

Vücudun hormon dengesinde yaşanan değişimler depresyona neden olabilir ya da depresyonu tetikleyebilir. Bu hormonal değişimler hamilelikten, doğum sonrasından, tiroit problemlerinden, menopozdan ve bunun gibi çeşitli durumlardan kaynaklanır.

4) Kalıtsal özellikler

Yakın akrabalarında majör depresyon görülen kişilerde depresyona rastlanma oranı çok daha yüksektir. Araştırmacılar depresyona neden olabilecek bir gen hakkında araştırma yapmaya devam etmektedir.

Majör depresyonu neler tetikler?
Depresyon oluşma riskini artırdığı ya da depresyonu tetiklediği düşünülen faktörler aşağıdaki gibidir:

Özgüven eksikliği ve başkalarına çok muhtaç hissetme, kendini çok eleştirme ve karamsar olma gibi kişilik özellikleri
Fiziksel ya da cinsel istismara maruz kalma, sevdiği bir insanın ölümüne ya da kaybına şahit olma, zor bir ilişki geçirme, maddi sıkıntılar çekme gibi travmatik ya da stresli olaylar
Yakın akrabalarda depresyon, bipolar bozukluk, alkolizm ya da intihar geçmişi görülmesi
Lezbiyen, gay, biseksüel, transseksüel vb. cinsel yönelimlere sahip olma ya da hermafrodit olma
Anksiyete bozukluğu, yeme bozukluğu, post-travmatik stres bozukluğu gibi diğer psikolojik rahatsızlıklara sahip olma
Alkol ya da uyuşturucu bağımlılığı
Kanser, inme, kronik ağrı sendromu ya da kalp hastalıkları gibi ciddi veya kronik bir hastalığa sahip olma
Yüksek tansiyon ilaçları, uyku ilaçları gibi bazı ilaçların kullanımı
Majör depresyon tanısı nasıl konur?
Doktorunuz majör depresyon tanısı koyabilmek için çeşitli yöntemler uygulayacaktır, bunlardan bazıları aşağıdaki gibidir:

1) Fiziksel testler

Doktorunuz fiziksel testler isteyip sağlığınız hakkında sorular sorabilir zira bazı depresyon vakaları altta yatan fiziksel sağlık problemleri tarafından tetkileniyor ya da bunlardan kaynaklanıyor olabilir.

2) Laboratuvar testleri

Tanı koyabilmek için doktorunuz tam kan sayımı ya da hormon tahlili gibi kan testleri isteyerek vücudunuzda depresyona yol açabilecek bir hastalık ya da hormon dengesizliği olup olmadığına bakmak isteyebilir.

3) Psikiyatrik değerlendirme

Bir ruh sağlığı uzmanı tarafından belirtilerinizle, düşüncelerinizle, duygularınızla ve davranış biçimlerinizle ilgili sorular sorulur ve bu sorular genellikle test/anket şeklinde olur. Sizden bu sorulara cevap vermeniz istenerek psikolojik sağlığınız hakkında çeşitli bilgilere ulaşılır.

Majör depresyon tedavisi
Tedavide en etkili yöntemler psikoterapi ve ilaç kullanımıdır. Doktorunuz sizi muayene ederek semptomlarınızı rahatlatmak amacıyla bazı ilaçlar reçete edebilir.

Ancak yalnızca psikolog ile görüşerek ve psikoterapi alarak, ilaç kullanmadan da tedavi mümkündür. Fakat genellikle ilaç tedavisi ile psikoterapinin aynı anda uygulanması hasta için ideal sonuç vermektedir.

Tedavi yöntemlerinden bazıları şunlar:

1) İlaç tedavisi

Majör depresyon tedavisinde antidepresanlar kullanılır. Bu ilaçlar, beynin ruh halini ve stres seviyesini kontrol etmek için beyin kimyasallarını kontrol etme şeklini destekler. Ancak her antidepresan her hastaya iyi gelmeyebilir.

Size uygun ilacı bulabilmek için birkaç farklı antidepresanı denemek durumunda kalabilirsiniz. Ancak doğru ilacı bulduğunuz zaman semptomlarınız hafifleyecek ve ilaç yan etkilerinden fazla etkilenmeyeceksiniz.

Bu ilaçların etkinliğini göstermesi genellikle 2-4 haftayı bulabilir ve yan etki olarak uyku hali, iştah değişimleri ve konsantrasyon sorunları gibi durumlara yol açabilirler ancak bünyeniz ilaca alışana dek bunları göz ardı etmelisiniz ve doktorunuza danışmadan bırakmamalısınız.

Bazı hastalar antidepresan aldıktan sonra kendilerini çok daha iyi hisseder ve tedavinin tamamlandığını düşünerek doktora danışmadan ilacı bırakırlar. Ancak ilacı bıraktıkları zaman depresyon geri gelir zira bu ilaçların genellikle en az 6-12 ay kadar kullanılması gerekir. Bu süreden sonra doktorunuz dozu yavaşça azaltarak ilacı bırakmanıza yardım eder. Bu ilaçlar aniden bırakıldığı zaman yoksunluk belirtileri gözlemlenebilir.

2) Psikoterapi

Psikoterapi majör depresyon tedavisinde en sık başvurulan yollardandır. Terapi esnasında doktorunuzla durumunuz hakkında konuşur, semptomlarınızdan bahseder ve yaşadığınız olayları değerlendirirsiniz.

Majör depresyon tedavisinde değişik psikoterapi yöntemleri tercih edilebilir, bunlar kognitif davranışçı terapi ya da interpersonal (kişiler ararası) psikoterapi gibi yöntemlerdir. Psikoterapinin yardımcı olduğu pek çok konu bulunmaktadır.

Bunlardan bazıları ise şunlardır:

– Size kriz durumunda nasıl davranmanız gerektiğini öğretir ve yaşadığınız zorluklarla başa çıkabilmenize yardımcı olur.

– Olumsuz düşünce ve davranışlarınızı saptayarak onları daha olumlu düşüncelerle değiştirmenizi sağlar.

– Başkalarıyla olan ilişkilerinizi ve deneyimlerinizi inceleyerek insanlarla pozitif iletişim kurabilmenizi sağlar.

– Depresyonunuzu tetikleyen konuları tespit eder ve depresyonu kötüleştiren davranışlarınızdan kurtulmanıza yardımcı olur.

– Hayatınıza dair kontrol yeteneğini ve tatmin olma hissini geri kazanmanıza yardım eder ve umutsuzluk, öfke gibi depresyon belirtilerini hafifletir.

– Hayatınıza dair gerçekçi hedefler belirlemeyi öğretir.

– Strese yol açan durumlara uyum sağlayabilme ve tolerans gösterebilme yeteneği kazanmanıza yardımcı olur ve sağlıklı davranışlar geliştirmenizi sağlar.

3) Hastanede tedavi

Bazen çok ağır depresyon vakalarında hastanede yatarak tedavi görmek gerekebilir. Bu yöntem genellikle eğer kendinize bakamayacak durumdaysanız ya da kendinize zarar verme, intihar etme eğilimi içerisindeyseniz uygulanmaktadır.

Bir hastanede psikiyatrik tedavi uygulanması kişiyi rahatlatır ve güvende tutarak daha iyi hissedene dek sağlığını güvence altına alır. Bu durum için kısmi hastane tedavisi ile günübirlik hastane tedavileri de mevcuttur. Hastanede hem ilaç tedavisi hem de psikoterapi uygulanır.

4) Yaşam tarzı değişiklikleri

İlaç tedavisi ve psikoterapinin yanında yaşam tarzınızda yapacağınız bazı değişiklikler ile majör depresyon semptomlarınızı hafifletmeniz de mümkün.

Bunun için öncelikle doğru beslenmeye özen göstermelisiniz. Özellikle omega-3 yağ asidi yönünden zengin somon gibi gıdalar, B vitamini yönünden zengin bakliyatlar ve tam taneli gıdalar, magnezyum yönünden zengin kuruyemiş, yoğurt gibi gıdaları tüketmek çok önemlidir.

Buna ek olarak alkol tüketiminden ve işlenmiş gıdalardan uzak durmalısınız. Alkol sinir sisteminizi etkiler ve semptomlarınızı daha da kötüleştirir. Ayrıca yağlı, kızarmış gıdaların da depresyon belirtilerini kötüleştirebildiği bildirilmiştir.

Edinmeniz gereken bir diğer alışkanlık ise düzenli egzersiz yapma alışkanlığıdır. Depresyon yüzünden yorgun hissediyor olabilirsiniz ancak fiziksel olarak aktif olmanız gerekiyor. Egzersiz yapmak, özellikle açık havada yapıldığında psikolojinizi olumlu yönde etkiler ve sizi daha iyi hissettirir.

Aynı şekilde günde en az 6-8 saat uyumak da çok önemlidir. Uykumuzda hormon dengemiz düzenlenir ve bu da psikolojimizi etkilemektedir. Eğer uyku sorunlarınız varsa bu konuyu doktorunuzla konuşabilirsiniz.

5) Diğer tedavi yöntemleri

Çok ağır depresyon vakalarında elektrokonvülsif terapi yani elektroşok terapisi gerekebilir. Bu terapide beyne elektrik akımı verilerek nörotransmitterlerin etkinliği kontrol altına alınır ve depresyonu hafifletmek amaçlanır. Bu tedavi, ilaç ve psikoterapi gibi diğer tedavi yöntemlerine cevap vermeyen ya da ilaç kullanması mümkün olmayan, intihara meyilli olan hastalarda uygulanmaktadır.

Kaynaklar:

https://www.healthline.com/health/clinical-depression#symptoms

https://www.mayoclinic.org/diseases-conditions/depression/symptoms-causes/syc-20356007

alıntı


DETAYLAR
Kategori : Ruh Sağlığı
Ekleme Tarihi : 07.09.2019
Beğeniler: 29
Favoriler: 0
İzlenmeler: 432
rank
favori
like
share
Tebrikler!

Paylaşımınız haftanın en popüler içerikleri arasında.

www.uyur.com/populer/


UYUR - 13:55